köpeklerde sağlık 1

Büyük Irk Köpeklerin Beslenmesi
Yaralanmalar, Kırık Çıkıklar Kazalar, Zehirlenme, yılan sokması

Büyük ırk köpeklerin besinsel ihtiyaçları farklıdır. Yavru sahiplerinin  dengeli köpek mamalarının dengesiyle oynarak   ve daha iyi şeyler yapayım derken köpeğin iskelet sistemine çok daha büyük zarar vermeleri gerçekten de üzerine düşünülmesi gereken bir konudur.  

Sadece 15 sene önce Danualar 60-65 kg'da erişkinliğe ulaşırken şimdi 72-81 kg erişkin ağırlıkları haline gelmiştir. Yavruların gelişimindeki bu artışın görmezden gelinmesine artık bir son verilmelidir. Bir veteriner hekim, kliniğine getirilen köpeklerin büyük bir çoğunluğunun dört ayda erişkin boyutlarına ulaştığına dikkati çekmektedir.

Bu durum, iskelet hastalıkları gerçeğini de beraberinde getirmektedir. Bazı mitlerin tersine köpekler bu hastalıklara karşı korunmalıdır.

İnsanoğlu ve köpeklerin 15 000 yıllık geçmişine baktığımızda   güzellikleri, üretim amaçları ve özellikle de boyutlarının ana beslenme nedenleri olduğunu görmekteyiz. Ne yazık ki beslediğimiz köpeklerin erişkin olduklarında sahip olacakları etkileyici boyutlarını köpek henüz büyürken de görmek istiyoruz. Aslında  genetik olarak belirli olan büyüme oranı beslenme ile direkt alakalı değildir. Kötü beslenme negatif etkileyebilmesine rağmen   takviyeler vs daha iri bir köpek için garanti teşkil etmez. Biraz ürkütücü gelecek; ama bir çok köpek sahibi iri ve ağır bir yavrunun sağlıklı olduğuna inanmakta ve yavrudaki yağlanmanın sebebini köpeğin iştahına bağlamaktadır. Üreticiler de iri ve çabuk gelişen yavrulara sahip olmaya çalışmaktadır. Bazı köpek sahipleri köpeklerini daha iri yapabilmek için yanlış besleme yöntemleriyle hayvanları buna zorlamaktadır. Bütün bunlar büyüme oranlarını arttırıken madalyanın diğer yüzü olan "Gelişim İskelet Hastalıkları"nın artışına neden olmaktadır.

Beslenme ve Kemikler

En sık konu edilen gelişim iskelet hastalıklarının başında Osteokondrosis (OC) ve Kalça Displazisi (HD) gelmektedir. Bazı duurmlarda tam olarak gelişmemiş kemiklerin "büyüme plakları" adı verilen bölgelerinde (katmanlarında) bozukluk meydana gelir. Bu da kemik ve eklem deformasyonu ve atritis gibi iskelet problemlerine öncülük etmektedir.

"Büyük ırk yavru köpeklerinde gelişim ilk dönemlerinde aşırı kilo alımı HD riskini arttırır."

Osteokondrosis

OC durumunda büyüme plağı kartilagonun kemikleşmesi aksar. Omuz, dirsek, diz, kalça ve vertabralar etkilenen bölgelerdir. İki yaşından küçük köpeklerde kartilagonun incelip alttaki dokulardan ayrılması atritise neden olur. Kartilago kıkırdak bölgesinin baş kısmından koparsa osteokondrosis disekans (OCD) denilen ve ameliyet gerektiren bir durum baş gösterir.

Kalça Displazisi

Kalça displazisi ya da HD baldır ekleminin zayıf ve uyumsuz gelişiminden kaynaklanır. Bacağın üst kısmı baldır soketine uyum sağlayamaz. Sonuçta eklem kıkırdağı ve eklem kapsülü zarar görür. Ağrı ve topallama, hastalığın gelişmeye başladığı ilk bir sene içinde gözlenmeye başlar. Daha sonra dejeneratif eklem rahatsızlıkları baş gösterene kadar ağrılar azalabilir.

Riski Azaltma

Korumada şunlar prensip haline getirilmelidir:

  • En az üç nesillik genetik takip

  • Büyük ırk köpek sahiplerinin gelişim kemik hastalıkları konusunda bilgilendirilmesi

  • Sınırlandırılmış egzersiz

  • Büyüyen köpeklerin içinde bulundukları döneme uygun olarak formüle edilmiş mamalarla beslenmesi

  • Mamaya hiç bir ilave yapılmaması (kalsiyum vs)

Gelişim Hızlandırılmalı mı?

Çabuk büyüme gelişim kemik hastalıklarının oluşumunda bir köprüdür. Büyük ırk köpekler genetik olarak zaten hızlı gelişim gösterdiklerinden daha fazla risk altındadır. Büyük ırk bir köpek ilk bir yılında bir insanın ilk 14 yılında gösterdiği büyümeyi sergiler. Bu genetik potansiyel abartılı egzersiz, aşırı besleme ve dengesiz mineral katkısı gibi faktörlerle negatif karakter kazanır.

Beslenmenin Önemi Büyüktür.

Her ne kadar diet asıl neden olmasa da enerji (kalori) bakımından yoğun besleme, mineral ve vitaminlerin arttırılması iskelet gelişimi ve total vücut ağırlığının artmasına neden olur.  Yavruların aşırı beslenmesi halinde hızlı büyüme ile beraber kemik ve eklemlerde OC belirtilerinin görülmesi yadırganmaması gereken bir durumdur. Ayrıca kilo artışının, iskelet gelişiminden daha hızlı gerçekleşmesi halinde daha yeterince gelişmemiş iskelet bu ekstra ağırlığa dayanamaz. Diğer yandan HD oluşumu son yıllarda büyük artık göstermiştir.

Köpeklere verilen mama, besinsel kontrol daha kolay olduğundan büyük önem taşımaktadır. Gelişim dönemlerindeki dengesiz beslenme hayatlarının ileriki dönemlerinde sağlıklarının kötü yönde etkiler.

Günümüzde büyük ırk köpek yavrularının   gelişimlerini dengeli olarak kontrol eden özel mamalar formüle edilmiştir.

Asıl ilginç olan;  köpek sahiplerinin sözde bu hastalıkların önüne geçmek amacıyla yavruların mamalarına kalsiyum ekleyerek durumu umduklarının tam tersine çevirmeleridir. Kalsiyum pek çok besin maddesinden (kemik, süt, peynir vs) kolaylıkla elde edilebilen yaygın bir mineraldir. Bu nedenle kalsiyum eksikliğinden çok fazlalığından kaynaklanan iskelet hastalıklarına daha sık rastlanmaktadır. Yavru gelişme dönemi boyunca besinsel olarak aldığı tüm kalsiyumu kemiklerinde depolayarak negatif gelişime yol açar. Erişkin köpek vücuda alınan kalsiyumu dengeleyebilmesine rağmen genç köpekler metobalizmalarında bu minerali depolar.

Eskiden köpek mamalarında bulunan protein miktarının bahsedilen bu hastalıklarla alakalı olduğu düşünülürdü. Son dönemlerde yapılan araştırmalar mamalardaki protein miktarının gelişim kemik hastalıklarına neden OLMADIĞINI göstermiştir.

Kalça Çıkığı (Kalça Displazisi)

Kalça çıkığı köpekleri etkileyen en yaygın ortopedik hastalıklardan biridir. Her yaştan köpekte görülebilir. Şiddetli bir şekilde etkilenen köpekler genç yaşta belirtiler göstererek ilerki yaşlarda sürekli ağrı ile karşı karşıya kalabilirler. Yaşam kalitelerini koruyacak kadar ağrıları kontrol edilemediğinden bazıları uyutulmak zorunda bile kalabilir. Daha hafif vakalar yürüme ve ayağa kalkmada güçlük çektikleri kalça atritisine (eklem yangısı)   eğilimleri olduğundan köpeğin ilerleyen yaşıyla birlikte daha belirginleşebilir.

Kalça Çıkığı Nedir?

Kalça çıkığı tam kelime anlamıyla kalça eklemlerinin anormal gelişimidir. Femurun (baldır kemiği)  yuvarlak ve pürüssüz olması gereken baş kısmı sıkıca pelvisdeki (kalça kemiği) sokete (oyuğuna) yerleşeceği yerde femoral baş kısmı daha az yuvarlak ve oyuk daha geniş ve sğdır.

 

Bu eklemlerin birbiriyle normalden daha gevşek tutunmasına neden olur. Femoral baş kısmın soket içinde sağa sola hareketi arttığından inflamasyon (yangı), ağrı ve sonuç olarak eklem içinde yeni bir kemik formasyonu baş gösterir. Bu yeni kemik eklemei stabilize etmeye yardımcı olabilse de atritisle ilgili problemlere neden olur.

Kalça çıkığının gelişiminde bir kaç faktör sayılabilir.

Yavru köpeğin genetik mirası önemli bir elementtir; ancak gelişme döneminde beslenme ve egzersiz de önemli rol oynar.

Hastalığın rstlanma olasılığı fazla olan bir ırk (Alman Çoban Köpeği, Retrieverlar ve Rottweiler vs) alınacaksa anne ve babalarının kalça durumları hakkında bilgi sahibi olmak gerekir. Önemli üreticiler köpeklerinden yavru almadan önce köpeklerinin kalça sağlıklarını test ettirerek garanti altına almaya çalışırlar. Yavruyu seçtikten sonra her ne kadar sadece şiddetli vakalar bu kadar erken yaşta tespit edilebilse de veteriner hekiminizce kalçanın kontrol ettirilmesinde fayda vardır.

Belirtiler

Bir yaşın altındaki yavru köpeklerde kalça çıkığı, topallama, çömelerek ya da zıplayarak yürüme ve gergin adımlarla kendini gösterir. Ek olarak ağrının olduğu tarafta adale kaybı olurken dengede tutan diğer tarafta daha fazla adalelenme görülebilir. Hasta köpekler ağırlıklarını ön bacaklarına verdiklerinden arka bacakları daha zayıf kalırken ön kısımları daha gelişmiş bir görünüm sergiler.

Daha yaşlı köpeklerde benzer belirtilerkalça eklemlerindeki atritik değişmeler nedeniyle yavaş yavaş gelişebilir.

Bu tür köpeklerin üzerinde yapılan klinik muayene eklemde gevşeklik ve ağrı ortaya koyar. Eklemin gevşekliği için yapılan spesifik testler asetabulum (kalça soketi) içindeki femurun baş kısmının anormal hareketeini ortaya koyacaktır.

Röntgen eklemlerin anormal durumunu ve atritik değişimleri göstermede kullanılabilir. Yine de, kalça çıkığıyla alakalı ağrının bir kısmı   röntgen ile her zaman görüntülenemeyen yumuşak doku anormallikleriyle alakalı olabilir. Röntgen zararsız kemik değişiklikleri belirlese de ağrıyı kontrol etmek ve gelecek problemleri azaltmak için tedavi gereklidir.

Tedavi

Çoğu vakada en uygun tedavi anti-inflamatuvar ağrı kesiciler, sınırlandırılmış egzersiz ve dikkatli kilo kontrolü çevresinde odaklanır. Genç köpeklerde egzersizin sınırlandırılmasının yanı sıra büyüme hızının düşürülmesi ve uzun süreli kilo kontrolü atritis gelişimini düşürebilir. Tasmasız uzun koşular yerine tasmayla kontrollü yürüme, kalça çevresindeki yumuşak doku yapılarına olabilecek hasarı azaltması açısından önemlidir.

Kalça çıkığı olan yavrunun tasmasız egzersiz yapması en az 12 ay engellenmelidir. Yüzme, yer egzersizinin meydana getirdiği baskıyı azaltarak etkilenen eklemlerdeki hareketliliği korumak ve adaleleri güçlendirmek için faydalı olabilir.  Bazı veteriner hekimler eklemleri destekleyen adalelerin gelişimine yardımcı olmak için anabolik steroid enjeksiyonları yapabilir. Beslenme ve egzersiz kontolü ve anti-inflamatuvar ağrı kesici kullanımı ile topallayan genç köpeklerin % 75'i 12-15 aylık olduklarında normal ya da normale yakın olurlar.

Köpeklerin çoğunluğunda cerrahi operasyon uygundur. Acetebulum içinde femural baş kısmın yerine oturmasına yardım edebilecek pektinal kastan girilmesinden, kemiğe girilerek onları tekrar hizalamak için yapılan üçlü pelvik osteotomiye ve femoral baş kısmının ve asetebulumun çıkarılarak yerine sentetik baş ve soket konduğu tüm kalça değişimine kadar değişebilen bir kaç çeşit operasyon vardır.

Ek olarak, femoral baş kısmın alınması ve femurun gövde ve kalça soketi arasında sahte eklem oluşumu küçük köpeklerde etkili olabilir.

Cerrahi yöntemler, bildik medikal tedavilerden potansiyel olarak daha fazla risk taşımakta ve çok daha pahalıya gelmektedir. Ancak cerrahi müdahalenin gerekli olduğu vakaların çoğunda  potansiyel faydalar risklerin önüne geçer.

Doğru bakımla kalça çıkığı olan pek çok köpek mutlu bir yaşam sürmektedir. Yine de hastalığın fiziksel, duygusal ve maddi yanı oldukça fazladır.

BVA/KC Kalça Puanlama Programı

Kalça çıkığına meğilli  ırkların damızlık dişi ve erkek köpekler bir yaşını geçtiklerinde kalça röntgenleri alınır. Burada önemli olan köpeklerin sırt üstü bacakları açıkken röntgenlerinin çekilmesidir. Bu en iyi kalça resmini veren pozisyondur. Çoğunlukla bunun için genel anestezi gerekli olur. Röntgenler, soketin derinliği, kemiklerin biçimi ve birbirlerine ne kadar sıkı uyduklarını yansıtan her kalça eklemine puan veren bir uzmanlar paneline gönderilir.

Puanlar her kalça için 0-53 arasında (tüm köpek için 0-106) değişir. Puan ne kadar az ise kalça o kadar iyi durumdadır. Kalça puanları ırklarına göre ortalamanın altında olan köpekler üretimde kullanılmamaldır.

Hastalığın çok nedenli doğası ve genetik etmenin karmaşılığı nedeniyle BVA/KC programı tamamiyle mükemmel değildir. Mükemmel kalça eklemlerine sahip köpekler de kalça çıkığı olan yavrular doğurabilmektedir. Bu köpekler hemen üretim programından çıkarılmalıdır. Benzer olarak, kötü kalça eklemlerine sahip köpekler mükemmel yavrular doğurabilmektedir.

Yine de, bu program geleceğin köpeklerinden kalça çıkığı riskini azaltmak için bildiğimiz tek yöntemdir. Ana problem, dikkatli üreticiler bu programa bağlı kalsa da kötü kalça eklemli yavrular üretilmeye devam edilmektedir. Anne ve babaları kalça çıkığına karşı test edilenlerden daha ucuz olduklarından bu tür yavrular hala daha pazar bulmaya devam etmektedir.

Kalça Çıkığı (Hip Displasia)

Pek çok insanın kalça eklemlerini etkileyen bir kongenital atritis (eklem yangısı)  formu olduğunu düşünerek bu hastalık hakkında yanlış kanılara sahip olduğunu fark ettik. Kalça çıkığı olan köpeklerde şiddetli atritis görülmesine rağmen atritis birincil problem değil, displazinin ikincil sonucudur.

Tanımı

Köpeklerde Kalça Çıkığı, eklemi desteklemesi gereken adele, bağlayıcı dokular ve tendon gevşekliğinin neden olduğu bazen iki kalçayı da etkileyen kalıtsal bir hastalıktır. İri, çabuk büyüyen ırklarda daha yaygın olmakla beraber yavru büyüdükçe, normal kalçalarla doğmuş olsa bile eklemler anormal gelişme gösterebilir.

Hastalığı daha iyi anlamak için köpeğin kalça eklemine daha yakından bakalım.

Köpeğinizin kalça eklemi, arka bacağı vücuda bağlayan    soket-kemik başı biçiminde bir eklemdir. Kemiğin baş kısmı femura (kalça ve diz arasındaki uzun kemik) aittir. Soket (acetabulum da denir) ise pelvik (kalça) kemikde bulunmaktadır. Bu iki yapı, normal köpekte soket içinde kemiğin baş kısmının serbestçe hareket etmesine imkan tanıyan eklemi oluşturur.

Hareketi kolaylaştırmak için kemikler birbirine mükemmel bir şekilde uyacak biçimdedir ve tendon ve eklem kapsülü denen güçlü birleştirici doku bantlarınca bir arada tutulur. Kemiklerin birbirine değdiği   süngersi bir kıkırdak yüzey ile kaplı bölgeye eklem yüzeyi denir. Normal köpeklerde bu faktörlerin hepsi eklemin uyum içinde ve büyük bir stabilite ile çalışmasına yardımcı olur.

Displastik köpeklerde bu kemikler bir arada durmaz ve aslında birbirinden ayrı hareket eder. İki kemik arasındaki eklem kapsülü ve tendon, bu iki kemiğin eklem yüzeylerinin bir biriyle temasının ortadan kalkmasına neden olarak    gerilir. Bu iki kemik arasında gerçerkleşen ayrılmaya sabluksasyon denir ve hastalıkla ilişkilendirdiğimiz tüm problemlerin nedenini oluşturur.

İki kemik her hangi bir eklem içinde temasını kaybederse çevresindeki adeleler onları bir arada tutabilmek için büyük çaba sarfeder; fakat asla tamamen başarılı olamaz. Köpeğin ağırlığı nedeniyle femoral baş kısım soketin içinde ve dışında hareket etmeye başlar. Köpeğin her hareketiyle yastık görevi yapmaksızın eklem yüzeyinde birbirine sürtünen iki kemik alan bulunmaktadır.

Bu kemikler birbirine temas edip birbirini irite ettikleri her anda  yeni anormal şekilli kemik gelişimi başlar. Bu yeni anormal yapılı geliştikçe daha fazla iritasyona yol açar ve durum böyle devam eder. Buna atritis denir ve bildiğimiz en ağrı verici durumlardan biridir. Bir bilardo topuna benzeyen femoral baş kısım artık ayçiçeğe benzemektedir. Femoral baş kısmı içinde tutabilen soket (acetabulum) ise artık derinliğini kaybedip kemik parçacıklarıyla kaplıdır. Durum ilerleme gösterdikçe daha fazla ve yeni anormal kemik oluşumları baş gösterir ve ağrı artar.

Belirtiler

Hasta yavru köpekler 5-10 ay arasında arka bacaklarını kullanırken  hafif ile aşırı arasında derecelendirilmiş rahatsızlık belirtileri göstermeye başlar. Genellikle uzun süreli aktiviteden sonra köpeğin ayağa kalkmada ve yatmada zorlandığı fark edilir. Hayatın ilerki dönemlerinde belirtiler daha tutarlı bir hal olur ve aktivite düzeyi ne olursa olsun günlük olarak gözlenmeye başlar. Aşırı ağrı çeken erişkin köpeklerin aktivitesinde azalma olur. Koşmak ve merdiven çıkmakta isteksizleşirler. Ancak bazı köpekler yürüyüşlerini değiştirerek eklemleri çok kötü etkilenmesine rağmen ağrıyı azaltan hareket biçimleri geliştirebilir.

Tedavi

Geçmişte displastik köpeklerin tedavisi ağrı kesiciler ve anti-inflamatuvar ilaçlarla ağrının azaltılması ya da elimine edilmesi   ya da cerrahi operasyonla sınırlıydı. Bugün ise pek çok veteriner hekim ve köpek sahibi köpeklerine glucosamine HCI, Chondroitin Sulfat ve C Vitanimi içeren nutraceuticaller vererek inanılmaz gelişmeler sağladıklarını rapor etmektedir.

Displastik köpeklerde kilo alımını engelleyerek eklemler üzerindeki baskı azaltılmalı ve normal aktivite düzeyi  düzeyi ile adelelerin direnci korunmalıdır. Acı çektiğine dair belirti veren köpeklere bufered (?) aspirin verilebilir. Ortopedik bir yatak köpeğin rahat bir şekilde dinlenmesine imkan tanır.

Köpek erişkin olduğunda ağrılar dayanılmayacak kadar arttıysa cerrahi operasyon gereklidir.

Tanı ve Önlem

Köpeklerde kalça çıkığı tanısının konması bu yıkıcı hastalığın eliminasyonu için de umut sağlar. Sadece röntgen ile tanı konabilir ve yine röntgen ile hastalığın önlenmesini umabiliriz. Röntgen çekilmediği sürece arka bacaklarında topallık gözlenen bir köpek konusunda olumlu düşünemezsiniz. Yine röntgen çekilmeden topallamayan bir köpekte de kalça çıkığı hiç olmadığı konusunda emin olamazsınız.

Kalça Çıkığı bir nesilden diğerine kalıtsal olarak geçen bir hastalıktır. Kimseye aksini idda etmesine izin vermeyin. Displastik anne ve baba, yavrularına da bu hastalığı geçirecektir. Bugün yavrular 24 aylık olduklarında röntgen yardımıyla displastik olup olmadıklarını anlayabiliyoruz. Bu röntgenler OFA'ya ( Orthopedic Foundation for Animals) gönderilir ve kalça çıkığı belirtisi göstermeyen köpeklere sertifika verilir.

Sadece sertifika almış köpekleri üretimde kullanarak bu hastalığın önüne geçebiliriz. Köpeklerine röntgen çektirmeyen üreticiler çözümün bir parçası değildir. Özellikle de büyük ırk bir köpek almayı planlıyorsanız üreticiden armanız gereken ilk şeyin OFA sertifikası olması gerekmektedir.

KAZALARLA BAŞA ÇIKMA

Köpeğinizin başına bir kaza geldiğinde paniklemektense bu makaleyi okuyarak hazırlıklı olun.

Köpeklerimizin başına gelebilecek her çeşit acil durum için bir kurs açmak neredeyse imkansız. Yine de, köpek sahipleri ilk yardımın prensiplerini iyi anlayacak olurlarsa her hangi bir acil durumla etkili bir şekilde başa çıkmayı başarabilirler.

 

ÖNCELİKLER

Acil bir durumda ilk önceliğiniz sizin ve diğer yardımcı olabilecek kişilerin güvende olduğundan emin olmaktır. Yaralanırsanız köpeğinize hiç bir faydanyz dokunmayacaktır. Yaralanmış olsa da köpeğin size zarar veremeyeceğinden de emin olmakta fayda var. En uysal ve itaatkar köpek bile acı çekiyorsa saldırganlaşabilir.

Köpeğin ısırabileceğinden şüpheleniyorsanız bandaj ya da benzeri bir materyalden ağzını bağlamak için bir ağızlık yapabilirsiniz. Gevşek bir düğüm oluşturup bunu köpeğin çenelerinden geçirin ve çene altından düğümü sıkılaştırıp uçlarını kulak arkasından ikinci bir düğümle sağlamlaşKöpeğin ısırabileceğinden şüpheleniyorsanız bandaj ya da benzeri bir materyalden ağzını bağlamak için bir ağızlık yapabilirsiniz. Gevşek bir düğüm oluşturup bunu köpeğin çenelerinden geçirin ve çene altından düğümü sıkılaştırıp uçlarını kulak arkasından ikinci bir düğümle sağlamlaşKöpeğin ısırabileceğinden şüpheleniyorsanız bandaj ya da benzeri bir materyalden ağzını bağlamak için bir ağızlık yapabilirsiniz. Gevşek bir düğüm oluşturup bunu köpeğin çenelerinden geçirin ve çene altından düğümü sıkılaştırıp uçlarını kulak arkasından ikinci bir düğümle sağlamlaştırın.

Kendinizi güven altına aldıktan sonra en iyi yöntemi izlemek için doğru değerlendirmeyi yapmanız gerekir. Öncelikle yapmanız gerekenleri akıldan çıkarmamak zorundasınız: köpeği hayatta tutmak, yaraların kötüleşmesini engellemek ve mümkünse hayvanın iyileşmesine yardımcı olmak.

YAŞAMSAL BELİRTİLER

Yapylacak ilk i? köpe?in ya?amsal belirtilerini kontrol etmektir. Ynsan ilk yardymynyn ABC kriterlerini takip edin.

A Solunum Yolu Açık Mı?

Değilse, köpeğin boynunu dik tutup mukus ya da benzeri maddeleri solunum yolundan uzaklaştırın. Nefes almakta güçlük çekiyorsa ya da boğazına bir şey takıldığından şüphe ediyorsanız siz ağzını açık tutarken bir başkası da tıkayan cismi dışarı çıkarmaya çalışmalıdır.

Çenelerini ya ellerinizle ya da her çene için bandajla birer düğüm atarak açık tutmaya çalışın. Başka biri de dili tutup dışarı çekerek ağzın açık kalmasını sağlayabilir. Daha sonra bir pens kullanarak yabancı maddeyi dışarı çıkarın.

B Köpek Soluk Alyyor Mu?

Göğüs kafesini izleyin ve elinizle burun deliklerinden hava giriş çıkışını hissetmeye çalışın. Normal şartlar altında bir köpek dakikada 10-30 kez nefes alır; fakat yaralı bir köpek acı ve stresten dolayı daha hızlı nefes alıp verecektir. Köpek soluk almıyorsa yanlarını ovarak stimule edebilirsiniz.

Ağzı kapalı tutulup burnundan hava üfleyerek bir köpeğe suni solunum yaptırılabilir.

C Kan Dolaşımı Nasıl ?

Dirseğinin hemen arka hizasında kalp atışını ya da üst baldırın iç tarafından nabzını hissedip hissetmediğinizi anlamaya çalışın. Normal şartlar altında bir köpeğin kalp atışı hızı dakikada (boyutuna bağlı olarak) 70-140'tır. Yaralı bir köpeğin kalbi çok daha hızlı atacaktır.

Köpeğin diş etlerinin rengine bakın. Pembe olması gerekir. Kalp atışı yoksa insana yapıyormuşcasına kalp masajı da yapabilirsiniz;ama bunun başarılı olma şansı çok yüksek olmayabilir.

Ne kalp atışı ne de solunum yoksa köpek doğal olarak ölmüş demektir. Köpeğin öldüğünden şüpheleniyorsanız parmağınızın ucu ile gözlerinin üzerine hafifçe dokunarak refleks verip vermediğini kontrol edin. Hayvan sadece bilinçsizse göz kırpacaktır.

Yaralı köpek hala yaşıyorsa yapmanız gereken ikinci şey bilinç düzeyini tespit etmektir. Onla konuşmayı deneyip sizi duyup duymadığından emin olun. Bilinci yerinde değilse acil veteriner hekim müdahalesi gerekiyor demektir.

Yaşamsal belirtileri değerlendirdikten sonra kanamalar olmak üzere diğer yaralanan bölgeleri tespit edin. Durumun acil bir bakım gerektirip gerektirmediğine karar verin.

Yine de tüm bunlara bir veteriner hekimin karar vermesi gerektiğini de unutmayın. Bu nedenle en kısa zamanda köpeğinizi bir kliniğe götürmenizde fayda vardır. Köpeğiniz acil bir bakım gerektirmiyorsa bu dönem içinde nasıl bir tedavi süreci geçirmesi gerektiğini veteriner hekiminiz size bildirecektir.

Kaza yerinde müdahele çok önemli olmasına rağmen çoğu durumda köpeği en kısa zamanda bir veteriner kliniğine yetiştirmek hayati önem taşıyabilir. Bazı veteriner klinikleri ya da hastanelerinde ambulans servisi vardır. Yaralı köpeği nakletmeye hazırıklı olun. Kliniği arayıp önceden yaralanma hakkında bilgi vererek veteriner hekimlerin hazırlık yapmasını ya da hazırlıkı gelmesini sağlayabilirsiniz.

Kliniğe vardığınızda köpeğinizi acil müdahale için veteriner hekimin ilgisine bırakmak zorunda kalabilirsiniz. Sizin için endişelenmektense tüm konsantrasyonunun köpeğin üzerinde yoğunlaştırdığında veteriner hekim daha faydalı olacaktır.

Bu arada veteriner hekim tavsiyesi olmadan köpeğe hiç bir ilaç verilmemesi çok önemlidir. Anestezi gerekebileceğinden yaralı köpeğe ne su ne de yiyecek verilmemelidir.

NE YAPMALIYIM ?

Bilinçsizlik/ Ayağa kalkamama

  • Araba çarpması gibi traumatik bir yaralanma ile karşı karşıya olan bir köpek, başka yarası olmamasına rağmen şok nedeniyle ayağa kalkmayacak durumda olabilir. Şok, kalp atış ve solunum artışına neden olurken bacaklarda kan dolaşımının azalmasına yol açar. Bu da diş etlerindeki mukozal membranların renginin solmasına neden olur. Daha ciddi altta yatan semptomlar yoksa şok belirtileri genellikle kademeli olarak azalır.
  • Aşırı kan kaybı benzer belirtilere neden olabilir; fakat zamanla daha da kötüleşir. Bilincin azalması gibi belirtiler nüksedebilir. Kan damarları zarar gördüğünde veya köpek fare zehiri yediğinde dış kanama belirtileri olmayabilir. Bu belirtiler acil veteriner hekim müdahalesi gerektirir.
  • Kafa yaralanmaları, beyin sarsıntısı ya da beyin hasarları nedeniyle bilinç kaybına neden olabilir. Bu belirtiler, kısa sürede şişme ve beyindeki sıkışma nedeniyle şiddetlenebilir. Acil müdahale gereklidir.
  • Kalp yetmezliği, özellikle heyecan ve egzersiz sonrası bilinç kaybına neden olabilir. Köpekler insanlardaki gibi kalp krizi geçirmeseler de ani nefessiz kalma, adalelerde zayıflama ve mukozal membranlarda solmaya neden olan kalp dolaşımında ani düşüşlerden zarar görebilirler. Çoğu durumda bu tür ataklar sadece bir kaç saniye sürer ve sonra köpek normal davranışlarına geri döner. Köpeğin sakinleşmesinden sonra veteriner hekimine göstermekte fayda vardır.
  • Köpeklerde felç çok yaygın olmasa da beyinde azalan kan dolaşımı nedeniyle ayakta durmada ya da dengesini korumda yetersizlik gibi sinir sistemi belirtilerinin takip ettiği ani bilinç kayıpları gerçekleşebilir. Durumunun aciliyetine bakarak veteriner hekim müdahalesi şarttır.
  • Kasılmalar gerçekleştiğinde benzer belirtiler gözlemlenebilir; yine de bilinç kaybının yanı sıra adele kasılması, bacakların seyirmesi, gözlerin kayması ve hatta bilinçsiz idrar ve dışkı yapımı gibi belirtiler de ortaya çıkabilir. Bu durumda köpek mümkün olduğunca sessiz ve sakin bir yerde tutulur. Beş dakika içinde köpek kendine gelmezse acil veteriner hekim müdahalesi gerekir.
  • Belkemiği ile ilgili yaralanmalar ya da çeşitli kemik kırılmaları da hayvan tamamen bilincini korumasına rağmen ayağa kalkıp hareket etmeyi engelleyebilir. Bu gibi durumlarda köpek çok dikkatli bir biçimde taşınmalıdır. Kalın bir mukava parçasında pratik bir sedye yapılabilir. Belkemiği hasarından şüpheleniliyorsa en kısa zamanda köpeği mümkün olduğunca dikkatli karton sedyeye almakta fayda vardır. Öncelikle köpeğin ağzını bağlayın. Sonra da çabuk fakat büyük dikkatle köpeği arka tarafından sedyenin üzerine çekerek kaydırın.
  • Köpek boğulduysa köpeği yana yatırıp hayati belirtileri incelemeden önce arka ayaklarından köpeği sallandırarak ciğerlerindeki suyun dışarı çıkmasını sağlayın. Köpeğe güneş çarpmış ise onu hemen gölgeye alıp vücut ısısını düşürmek için hortumla üzerine yavaşça su tutun. Elektrik çarpması durumunda köpeğe yaklaşmadan önce elektrik kaynağından uzak olduğundan emin olunmalıdır. Bu durumların hepsinde de veteriner hekim müdahalesi gereklidir.

 

YARALAR

Köpeğin kan kaybından ölmesine neden olabilecek çok az durum olmasına rağmen aşırı kan kaybına neden olan yaralar acil müdahale gerektirir. İçinden kan sızan bir yara olası bir atardamar kesiği belirtisi gösterdiği için şiddetle kanı dışarı pompalayan bir kesikten daha az ciddidir. Sıkı bir bandaj uygulayarak ya da temiz bir havlu ile yaranın ağzı kapatılmaya çalışılarak aşırı kan kaybı engellenebilir. Hızlı veteriner hekim müdahalesi önemlidir. Baskı bandajı alınmadıysa ve iki ile dört saat arasında yaraya gerekli bakım yapılmadıysa bandajın neden olduğu baskı ciddi problemlere neden olabilir. Turnikeler kan kaybını azaltmada kullanılabilir; fakat baskı ile ilgili hasara daha fazla yol açabileceğinden tavsiye edilmez.

alınmadıysa ve iki ile dört saat arasında yaraya gerekli bakım yapılmadıysa bandajın neden olduğu baskı ciddi problemlere neden olabilir. Turnikeler kan kaybını azaltmada kullanılabilir; fakat baskı ile ilgili hasara daha fazla yol açabileceğinden tavsiye edilmez. alınmadıysa ve iki ile dört saat arasında yaraya gerekli bakım yapılmadıysa bandajın neden olduğu baskı ciddi problemlere neden olabilir. Turnikeler kan kaybını azaltmada kullanılabilir; fakat baskı ile ilgili hasara daha fazla yol açabileceğinden tavsiye edilmez.

İç organların da dahil olduğu yaralar steril bir bezle üzeri kapatılıp acil veteriner hekim müdahalesine bırakılmalıdır. Bu durumlar nadir olmasına rağmen bir köpek karnındaki dikişleri açtığında ya da sert ve kesici bir şey ile bedeninde kesiklere neden olduğunda bu tür yaralar çok tehlikelidir.

Bir köpek sert bir cismin kendisine saplanmasına neden olursa bu cismi onun vücudundan siz çıkarmayın. İç organları zedelemeden bunun bir veteriner hekim tarafından yapılması hayati önem taşıyabilir.

 İçinden sadece kan sızan daha az şiddetli yaraların ciddiyetini anlamak için dikkatlice kontrol edin. Yakınındaki her hangi bir eklemin ne kadar zarar gördüğünü anlamak için veteriner hekiminize göstermeniz gerekebilir. Deri altında dokusu olan yaralar dikiş, çok küçük olmasına rağmen hemen her yara antibiyotik tedavi gerektirebilir.

 Yaraları daima temiz tutun. Sineklerin açık yaralara kurtçuk bırakması dikkatle engellenmelidir.

 YANIKLAR

Yanıklar yaralar gibi kolaylıkla enfekte olabilir ve veteriner hekim müdahalesi gerektirir. Buna ek olarak büyük çapta yanıklar vücut suyu kaybına kısaca dehidrasyona neden olur. Her türlü yanığın üzerinde önce ısıyı düşürmek için su kullanılmalıdır. Soğuk kompres de ayrıca uygulanabilir. Köpek bir yangından kurtarıldıysa duman solunumu da ciddi akciğer hasarına yol açacağından acil ilk yardım tedavide büyük önem taşır.

urtarıldıysa duman solunumu da ciddi akciğer hasarına yol açacağından acil ilk yardım tedavide büyük önem taşır.

 

BÖCEK VE YILAN SOKMALARI

Yılan sokmaları, özellikle de dünyanın bu kısımlarında engerek ısırğı, ölümcül olabilir. Acil müdahale şarttır ve mümkün olduğu yerde hemen panzehir enjeksiyonları yapılmalıdır. Böcek sokmaları genellikle ağız ve boğaz bölgelerinde gerçekleştiğinden yine acil müdahale gerektirebilir. Bu durumda sokulan yeri yıkayıp veteriner hekiminizden yardım isteyin.

 TOPALLAMA

cut ağırlığıı taşımada isteksizlik gösteren her hangi bir topallama belirtisi hemen veteriner hekim muayenesi gerektirir. Bu tür topallamalar dışarda koşu sırasında eklem hasarları, adele yırtılmaları ya da daha kötüsü kırıklardan kaynaklanabilir. Her durumda da acil bakım şarttır. Kırık bacak, köpek veteriner kliniğine götürülürken mümkün olduğunca sabit tutulmalıdır. Hasta ya taşınmalı ya da bir battaniye içinde nakledilmelidir. Kırık bacağı üstte tutmak kontrolünü kolaylaştırabilir.

DAHA AZ CİDDİ TOPALLAMALAR

Topallama ya da ara ara ayağı yukarda tutma gibi belirtiler gözlemlenebilir. Bu tür problemler yavaşça gelip aniden gelişme gösterebilir. 24 saat içinde veteriner müdahalesi şişme ya da ağrılı bölgeler için gereklidir. Bazı hafif incilmeler ya da burkulmalar dinlenme ve anti-inflamatuar tedavi ile geçebilirken diğerleri daha ciddi bir tedavi gerektirir.

 GASTRO-İNTESTİNAL ACİL DURUMLAR

  • Mide dönmesi (bloat) her zaman müdahale edilmesi büyük aciliyet taşıyan bir durumdur. Çoğunluk, büyük miktarda yemeklerden sonra derin göğüslü ırklarda rastlanır. Mide dönmeye başladıysa karnın şişmesi, huzursuzluk ve kusmaya çalışma gibi belirtilerle kendini gösterir. Cerrahi müdahale yapılmazsa ölümcüldür.
  • Köpek, oyuncak veya taş gibi yabancı cisimler yuttuğunda bağısaklarda tıkanma veya hasar gerçekleşebilir. Bu genellikle kusma ve karın ağrısına neden olabilir. Daha acil durumlarda diş etleri morumsu bir renge dönüşür. Ameliyat gerekebilir.
  • Zehirlenmeden şüpheleniliyorsa veteriner hekiminiz söylemeden köpeğinizi kusturmaya çalışmayın. Bunun yerine köpeğinizin yediği şeyi ya da alakalı her hangi bir bilgiyi, paketi veteriner hekiminize götürün. Eğer köpeğiniz cilt yolu ile her hangi bir toksik maddeye maruz kalmış ise sudan başka bir şeyle onu yıkamayın

İDRAR YOLLARI

İdrar yapmada zorluk çekme idrar yollarında yırtılmalara neden olacağından acil müdahale gerektirir. Köpeğinizin idrara çıkmada zorluk çektiğinden şüpheleniyorsanız en kısa zamanda veteriner hekiminizden randevu almanız gerekir.

GÖZ YARALANMALARI

Gözler aşırı derecede hassastır ve her hangi bir yaralanma bile acil bakım gerektirir. Yabancı bir cismin köpeğinizin gözü içinde olduğundan şüpheleniyorsanız bir veteriner hekim görünceye kadar hiç bir şey yapmadan köpeğin bu bölgeyi kaşımasını engellemek yapılacak en önemli şeydir. Eğer göz dışarı doğru şişmişse nemli bir steril bezle veteriner hekiminize gidinceye kadar göz yüzeyini kurumaktan koruyun.

TEDBİR...

...tedaviden daha iyidir. Bazı kaza ile gerçekleşen olaylar engellenebilir. Köpeğinizin bulunduğu çevreye dikkat edin. Ev ve bahçede kullandığınız kimyasal maddeleri köpeğinizin ulaşamayacağı yerlerde tutun. Çikolata, ilaçlar ve çocuk oyuncaklarını ayak altında bulundurmayın.

Köpeğinizin taş veya tahta parçaları gibi şeyleri kemirmesine izin vermeyin. Hiç bir köpek yol yakınlarında tasmasız dolaştırılmamalı, camlar açık bırakılsa bile sıcakta araba içinde bırakılmamalıdır. 

Ve son olarak veteriner masraflarının önemini ne kadar vurgulasak azdır. Ayrıca köpeğinizin neden olduğu tüm zararlardan da sizin sorumlu olduğunu unutmayınız.

bölüm4 a)kopeklerde deri problemleri b) anal bez problemleri
              b)kopeklerde sismanlık d) yaslı kopek bakımı
 
Deri Problemleri, Yaşkı köpek bakımı , Deri Bakımı, Diğer Hastalıkları

Köpeklerin %10'u deri hastalıklarından şikayetçidir. Belirtiler, kızarmış, kuru ve döküntülü deriden yalama, ısırma ve kaşımaya kadar değişiklik gösterebilir. Köpeklerimizin deri problemlerinin nedenleri tam olarak açıklanamasa da belirli faktörlerin bu konuda rol oynadığını biliyoruz.

ALLERJİLER

Kediler, atlar ve insanların aksine köpeklerin birincil allerjen reseptörleri solunum sisteminden çok deridedir. Diğer türler hapşırarak, öksürerek ya da sulanan gözlerle tepki verirlerken köpekler, neredeyse her zaman ister solunumla alınsın, ister yensin ya da deri yolu ile temas edilsin deri rahatsızlıkları geliştirerek tepki verirler. Başlangıçta bir çeşit ürtikerya gibi başlayabilKediler, atlar ve insanların aksine köpeklerin birincil allerjen reseptörleri solunum sisteminden çok deridedir. Diğer türler hapşırarak, öksürerek ya da sulanan gözlerle tepki verirlerken köpekler, neredeyse her zaman ister solunumla alınsın, ister yensin ya da deri yolu ile temas edilsin deri rahatsızlıkları geliştirerek tepki verirler. Başlangıçta bir çeşit ürtikerya gibi başlayabilir; fakat bunun fark edilmesi güçtür ve köpek sahibince nadiren keşfedilir. Köpek, kaşıntı ile tepki verir. Bu derinin zarar görüp hassasiyetinin artmasına neden olur ve tıpkı sivri sinek ısırığından sonra bizlere olduğu gibi enfeksiyon gelişebilir.

KÖPEK MAMALARI

Bazı insanlar köpek mamalarındaki katkı maddelerinin köpeklerede allerjik reaksiyonlara yol açtığına inanır. Son zamanlarda bu konuda yoğun tartışmalar olsa da tam sonuç elde edilememiştir. Yine de bazı köpekler yedikleri yiyeceğe karşı allerjik reaksiyon geliştirebilir; ama bu hala köpeğimizi ev yemeği ile beslemenin daha doğru olduğu anlamına gelmemektedir. Köpeklerin besinsel gereksinimleri oldukça spesifiktir. Köpeklerimizin her zaman veteriner hekimlerinin tavsiye ettiği tam ve dengeli bir mama ile beslenmesi gerekmektedir.

Derilerinde duyarlılık gösteren köpekler belli bir süre hipoallerjik dietlerle beslenmelidir ( en az dört hafta ile altı hafta arası gibi, her hangi bir değişiklik görmek için bu denli uzun zaman geçebilir). Bu tür dietleri veteriner kliniklerinde bulabilirsiniz. Çoğunlukla Derilerinde duyarlılık gösteren köpekler belli bir süre hipoallerjik dietlerle beslenmelidir ( en az dört hafta ile altı hafta arası gibi, her hangi bir değişiklik görmek için bu denli uzun zaman geçebilir). Bu tür dietleri veteriner kliniklerinde bulabilirsiniz. Çoğunlukla glutensizdirler ve içeriğinde kuzu eti ve pirinç kullanılır.

Köpeğinizin dietini değiştirirken sindirim sitemi bozukluklarını engellemek için her zaman kademeli bir geçişi takip edin.

Deri hassasiyetine sahip köpeklerde ayrıca dışardan ufak tefek ödül yiyecekleri verilmemesi de gerekiyor. Renklendirici ve lezzetlendirici katılmış ödül yiyecekleri duyarlı köpekler için allerjik olabilir.

ÇEVRE

Bazı köpekler çevrelerinde, yataklarında kullanılan kumaş dokusuna, deterjan, halıdaki mitelara, toza, polenlere, pire ve evdeki diğer hayvanlara karşı allerjik reaksiyon gösterebilir. Kan testi, köpeğiniz allerjik olup olmadığını belirlerken neye allerjik olduğuna dair özel testler de bulunmaktadır.

Deri hassasiyetine sahip bir köpeğiniz varsa halı ve yattığı yerde kokulu deterjan kullanımından kaçınıp, yatağını saf pamuklu materyelden yapabilirsiniz; ayrıca potansiyel allerjenleri köpeğiniz bulunduğu çevreden uzak tutarak durumunda her hangi bir iyileşme olup olmadığını da görebilirsiniz.

PARAZİTLER/ KONAKÇILAR

Pire: Dış parazitler köpeklerdeki deri hastalıklarında çok büyük rol oynar. Pek çok köpek az miktarda pireye tölerans gösterse de çoğu, tek bir ısırıkla bile allerjik kaşıntılı reaksiyon göstermektedir. Bahçede ya da dışarda yürüyüş esnasında köpeğiniz kirpi ve kuş piresinden, kedi, fare, insan ve köpek pireleri gibi çeşitli tipte pirelerle karşı karşıyadır. Tüm bu pireler köpeğinizi ısırıp allerjik kaşıntıya neden olabilir. Evde kedi ya da köpeğinizi ısıran pireler yumurtlar ve yumurtalar halınının tüyleri arasına düşer. Bazen iki yıl boyunca bu yumurtalar çatlamdan varlıkların sürdürebilir.

Isı ve hareket yumurtaların çatlamasına neden olabilir. Böylece daha önce ev hayvanı beslenen bir eve taşındığınızda hareketle beraber binlerce pirenin yumurtadan çıkmasına neden olabilirsiniz. Ne kadar çok ev hayvanınız varsa (özellikle de kedileriniz) o kadar pireye sahipsiniz demektir. Bu nedenle yıl içinde düzenli olarak hayvanlarınızı pireye karşı ilaçlamalısınız.

Bu, evi spreyleyerek ve kedi ve köpeğinizin üzerindeki canlı pireleri ilaçla öldürerek sağlanabilir. Burada önemli olan yumurta halindeki olası bir ordunun önüne geçmek ve yeni gelen erişkinlerin üremelerinin engellemektir.

Pet shoplar ve veteriner kliniklerinden bu amaçla alınabilecek pek çok ürün bulunmaktadır. Ben mümkün olduğunca pire tozundan kaçınırım; çünkü tüyler arasında kalan kalıntıları yine kaşıntıya neden olabilir. Şampuanlar köpek üzerindeki pireleri öldürür ama hemen sonra yeni gelenleri engelleyebilecek etkiden uzaktır. Pire tasmaları işe yarasa da etken maddesinin etkililiği ve köpeğin boyutu yararlılığında büyük rol oynar.

Çoğunlukla en etkili ürünleri veteriner hekiminizin tavsiyesi ile bulabilirsiniz. Bunlar ya köpeğinizin derisine uygulanan ve erişkin pireleri uzun süre üzerinde yaşamasına izin vermeyen damla tipi ürünler ya da pirelerin üreme yetisini ortadan kaldıran tabletlerdir.

Evdeki diğer ev hayvanlarını da köpeğiniz ile birlikte ve özellikle evin tabanını, köpeğin yattığı yeri larvalara karşı ilaçlanması gerektiği unutulmamalıdır.

Uyuz: Deri hastalıklarına neden olan diğer parazitler daha az yaygın ve genel olarak sadece enfekte hayvanla direkt kontak kurulduğunda geçtiğinden tedavisi daha kolaydır. Hasta tüm hayvanları tedavi ettikten sonra enfestasyonun ortadan kalkması mümkündür.

Çıplak gözle görülmeyen ve özellikle kafa, kulaklar, boyun ve patilerde kaşıntı ve kızarıklığa neden olan uyuz mite'ları ve lice (1 mm'lik küçük soluk görünüşlü bir dış parÇıplak gözle görülmeyen ve özellikle kafa, kulaklar, boyun ve patilerde kaşıntı ve kızarıklığa neden olan uyuz mite'ları ve lice (1 mm'lik küçük soluk görünüşlü bir dış parazit) bu tür parazitlerdendir.

Kene: Keneler nemli ve sıcak iklimlerde özellikle bol bulunan 1-5 mm uzunluğunda köpeğin derisine tutunup kan emerek yaşayan canlılardır. Beslenirken hem hastalık bulaştırabilir hem de kaşıntıya neden olabilirler. Keneyi köpeğinizin derisinden çıkarmanın en iyi yolu üzerine alkol damlattıktan sonra deriye tutunduğu yere yakın yerden yakalayıp çenelerini orada bırakmamak şartyıla vida sökercesine hareketlerle onu oradan almaktır. Çenesinin orada kaldığını siyah bir noktanın deri içinde görünür olmasından anlayabilirsiniz. Bunun enfeksiyona yol açabileceğini bildiğimizden olası bir antibiyotik tedavisi için köpeğinizi veteriner hekiminize götürmenizde fayda vardır.

Keneyi deriden çıkarmanın diğer yolları ise Frontline kullanmak, vazelinlemek ya da tırnak cilası ile üzerinden geçmektir. Bu yöntem sonucunda kenenin düşmesi 24 saatten fazla zaman alabilir. Asla keneyi sigara ile yakmaya çalışmayın.

Sıkıntı, Stres, Acı: Bazı köpekler sıkıntı ve stresten dolayı özellikle patilerini ve bacaklarının iç kısımlarını saplantılı bir biçimde yalayarak tepki verirler. Bu sorunun üzerinden gelmek daha güç olabilir. Köpek, yalama hareketini beynindeki endorfinin (mutluluk hormonu) salımına neden olduğundan dolayı alışkanlık yapabilir. SapSıkıntı, Stres, Acı: Bazı köpekler sıkıntı ve stresten dolayı özellikle patilerini ve bacaklarının iç kısımlarını saplantılı bir biçimde yalayarak tepki verirler. Bu sorunun üzerinden gelmek daha güç olabilir. Köpek, yalama hareketini beynindeki endorfinin (mutluluk hormonu) salımına neden olduğundan dolayı alışkanlık yapabilir. Saplantılı yalama alışkanlığı deriye zarar vererek enfestasyona neden olabilir.

Bunu tedavisi köpeğin stres düzeyini azaltmaya çalışmak ve uzun süre yalnız bırakıldığında interaktif oyuncaklar sağlanarak başarılabilinir. Düzenli egzersiz en önemli tedavi yöntemidir. Çocukların tırnaklarını yemesini engellemede kullanılan acı elma spreyi ve hardal bu alışkanlığın hızının kesilmesinde etkili olabilir; fakat bu maddeler açık yara üzerine asla uygulanmamalıdır.

Diğer bir yöntem ise kendini yalamasını engellemek için siz evde yokken ona Elizabeth tasması takmaktır.

Bazı köpeklerde eklemlerindeki ağrılardan dolayı sürekli bu bölgeleri yalayabilir. Bu nedenle sorunun bundan kaynaklanmadığından emin omanız için veteriner hekiminize kontrol etmekte yarar vardır.

GENEL DERİ BAKIMI

Deri hassasiyetlerini engellemek ve köpeğinizin sağlıklı bir deri ve tüylere sahip olması için yapabileceğiniz başka şeyler de vardır. Köpeğinizi sık sık yıkamaktan ve yağlanmayı engelleyici ve kokulu şampuanların kullanılmasından kaçınılması bunlardan sadece ikisidir.

Sağlıklı köpeklerin en fazla ayda birden fazla yıkanmaları doğru değildir. Çoğu köpek yılda bir ya da iki kezden fazla yıkanmaya gerek duymaz. Bebek şampuanı, bazen köpek şampuanları bazı köpekler için bile çok güçlü geleceğinden çoğu köpek için iyi bir seçenektir. Sülfür, kömür katranı veya çay ağacı yağı içerenler de faydalıdır.

Bazı besinsel etmenler de köpeğinizin derisin sağlıklı görünmesine yardımcı olabilir: bunlar esansiyel yağ asitleridir. Bunların en önemlileri gamma linolenik asit, eichosapentanoic asit ve docosahexanoic asittir. Bu yağ asitleri özel olarak dengelendirilmiş köpek mamalarından bulunur.

Pek çok köpek kaloriferli evlerdeki ısıyı çok sıcak bulur. Yıl boyunca tüy dökerken scıaktan kaşınmaya da başlayabilir. Daha serin bir odada yatağının bulunması onu daha rahatlatacaktır.

Bazı köpekler, çoğu doğal olarak boşaltsa da, anal bezlerinin dolması nedeni ile arka kısımlarını sık sık kaşıyabilir. Bu tür bir kaşıntı ile karşılaştıysanız köpeğiniz için veteriner hekiminden randevu alma zamanı gelmiş demektir. İç parazitler de köpeğimizin arka kısmında ve patilerinde kaşıntıya neden olabilir; bu nedenle düzenli parazit tedavisi önemlidir.

Her türlü deri lezyonları düzenli olarak temizlenip steril tutulmalıdır. Derideki yaralar sulandırılmış iodine veya salin solüsyonu ile temizlenebilir. Diğer antiseptikler bazen inflamasyona neden olabilir.

Uygun olup olmadığına veteriner hekiminizle karar vermeden antiseptik krem veya toz kullanmaktan kaçınmanızda da fayda vardır. Deri problemleri ortaya çıktığında hızlı veteriner hekim müdahalesi en iyi çözümdür.

Hassas deriye sahip köpekler tüm allerjenleri devamlı hayatından uzak tutamadığımızdan sürekli bir tedaviye gerek duyabilir. Yine de sıkı bir dış parazit tedavisi ve hipoallerjik dietle beslenme bu durumu kontrol altına alabilir.

Anal Bez Problemleri

Köpeklerde genel sağlık problemlerinden bahsediliyorsa anal (koku) bezleri etkileyenlere değinmemek olmaz. Bu bezler anüse göre saat dört ve sekiz istikametinde konumlanmıştır.  Kahverengi ve güçlü kokulu bir  sıvı salgılarlar. Dolu olduklarında köpeğin boyutuna bağlı olarak bir bezelyeden   bilye büyüklüğüne kadar değişiklik gösterebilirler.

Salgılanan sıvı, kanallar yolu ile anüsün içine boşaltılır. Normal şartlarda köpekler dışkılarını yaptıklarında bir kaç damla da anal sıvıyı dışarı atarlar. Böylece diğer köpeklere de cinsel durumları ve statüleri hakkında mesaj göndermiş olurlar. Bu bezler korkuya karşı bir tepki olarak da boşaltılabilir.

Kanalların tıkanması çeşitli sorunlara neden olabilir. Bazı köpekler anormal şekilde dar kanallara sahiptir ve bu durum onları kanallardaki tıkanmaya yatkın kılar. Şişman köpekler de sık sık problem yaşar. Anüs ve rektum çevresindeki yağ hayvan dışkısını yaparken bezlere yeetrli baskı yapılarak boşalmasını engeller. Yine fazla sulı dışkı yapan köpekler yine bu sıkışma etkisinden uzak anal bezlerin boşaltılmasıyla ilgili sorunlara karşı savunmasızdır. Kanalların tıkanıklığı ayrıca parazit ve enfeksiyonlardan da kaynaklanabilir. Kanallar tıkandığında sekresyon birikir ve hazne dolarak rahatsız bir durum yaratır.

Ana belirti köpeğin anüs çevresini aşırı yalamassı hatta derisine zarar verebilecek kadar ısırmaya çalışmasıdır. Deri kızarıp yara dahi olabilir. Bölgeyi kaşıyabilmek için köpek genellikle yere çömelerek arkasını yere sürter. Bu genellikle ya anal bez problemi ya da parazit belirtisidir. Soruna hemen el atılmazsa genel bir deri problemi nüksedebilir.Kaşıntı bazı köpeklerin tüm vücudunu sararak tüylerin de yağlı ve pis kokulu bir hal almasına neden olur. Hatta köpekler depresif dahi görünebilir.

Diğer bir belirti ise  dışkılama sırasında zorlanmadır. Bu acılı bir hal aldığında kabızlığı neden olacaktır. Tıkanma sonucu enfekte olan bezler iltihapla dolarak köpek için acı verici bir hal alır. Efekte köpek dışkıyla beraber küçük miktarda kan ve iltahap da dışarı atabilir.Bazı vakalarda deri zedelenerek anüs çevresinden kan ve iltahap dışarı sızabilir.

Tedavi

Tedavi bezlerin boşaltılması etrafında yoğunlaşmaktadır. Bu, bezlerin elle sıkılmasıyla yapılır. İşlem kısa sürede bitmesine rağmen rahatsızlık verici olabilir. Normal şartlarda köpek dikkatle tutulduktan sonra hayvanın bilinci yerindeyken yapılır. Bazı durumlarda bezler öylesine acı verici olur ki genel anestezi şarttır.

Sürekli anal bez tıkanmalarından şikayetçi köpekler için sık boşaltma işlemi bezlerin daha çabuk dolmasına neden olsa da ayda bir kez düzenli boşaltımlar gerekli olabilir. İşlem köpeğin sahibince  de yapılabileceği gibi enfeksiyon durumunda acil veteriner hekim müdahalesi kaçınılmazdır.

Enfekte olmuş anal bezlere sahip köpekler bezlerin boşaltılmasının yanı sıra antibiyotik tedavisine de gereksinim duyarlar. Bazı vakalarda anti-enflamatuvar ağrı kesiciler de ayrıca kullanılabilir.

Bazen  enfeksiyonu lokal olarak tedavi etmek için bezlerin içi antibiyotik merhemle doldurulur. Enfekte bezler deri dışında yaraya neden olduysa bölge sulandırılmış antiseptik solüsyonla yıkanabilir.

Sürekli anal bez tıkanıklığından şikayetkçi olan kpekler dietlerindeki arttırılmış lif miktarlarından fayda görebilirler. Bu etkiyi yapacak ticari köpek mamalrı mevcuttur.

Parazitlerin kontrol edilmesi ve ishale neden olan etmenlerin ortadan kaldıırlması ayrıca önemlidir.

Anal bezlerin cerrahi olarak alınması mümkünse de en iyi seçenek değildir. Bazı vakalarda dışkı tutamama ve bölgedeki kaşıntının azalmaması gibi yan etkiler gözlemlenebilir.

Diğer Problemler

Daha az yaygın olsalar daanal bezlerin bulunduğu bölge başka hastalıklara da ev sahipliği yapabilir.

  • Furunculosis özellikle Alman Çoban Köpeklerinde sık görülebilen bir hastalıktır. Kuyrukları düşük konumlu taşımaları baktriler için sıcak ve nemli bir ortam yaratır. Bölgenin zayıf hijyeniyle de birleştiğinde anüs çevresi ve anal bezlerde enfeksiyona neden olabilir. Ülser ve akan yaralar ortaya  çıkabilir ve yoğun tıbbi (çoğunlıkla cerrahi) tedavi gerekli olur.
  • Bu bölge de tümerler de gözlemlenebilir. Çoğu iyi huylu olsa da kötü huylu olanlar cerrahi bir operasyonla alınmaladıır.

Düzenli tüy bakımı sırasında bu bölgenin de kontrol edilmesi şişkinlik vs anormalliklerin kısa sürede tespit edilerek veteriner hekim kontrolüne bırakılmasına imkan tanır.

Anal Bezlerin Boşaltılması

Sürekli tıkanma yaşayan fakat enfeksiyon taşımayan köpeklerin anal bezleri evde veteriner hekim olmaksızın boşaltılabilir. Önce veteriner hekiminizin yöntemini size göstermesi gerektiğini unutmayın.

  • Eldiven giyin ve kağıt havlu/peçeteyi hazır bulundurun.
  • Köpeği dikkatle tuttuktan sonra kuyruğu tutup sol elle yukarı kaldırın.
  • Sağ başparmak ve işaret parmağıylatam anüsün altında bölgeyi hafifçe anüse doğru sıkın. sıvı (bazen basınçla - dikkat edin) anüsten dışarı akması gerekir.

Bu, başarılı olmadıysa işmei sürdürmekte ısrarcı olmalyın. Yaralanmaya neden olabilirsiniz. Bazı köpeklerin anal bezleri sadece rektumun içinden baskı uygulandığında boşaltılabilir. Bu da sadece veteriner hekim tarafından yapılması gereken birşeydir.

Köpeklerde Şişmanlık

Obesite Nedir?

Obesite şişmanlık ya da vücut yağında normal üstü artış anlamına gelmektedir. Dietle alınan kalori enerji harcanımından daha fazla olduğunda kilo alımı gerçekleşir. Bu da alınan kalorinin yağ olarak biriktirilmesine neden olur. Yağ, erişkin köpeklerde biriktirdikçe genişleyen adipoz hücrelerinde saklanır. Ardından köpeğin egzersiz düzeyi arttırıldığında ya da daha uygun bir diete geçtiğinde yağ kullanılmaya başlar ve adipoz hücreler daralır. Yavru köpeklerde aşırı besleme ise adipoz hücrelerin sayısında artışa neden olarak hayvan büyüdüğünde köpeği şişmanlığa yatkın kılar ve ilerde kilo verimi güçleşir.

Köpekler Niçin Şişmanlar?

Çoğu vakada şişmanlamın nedeni köpeğin çok fazla yemek yemesi ya da yeterince egzersiz yapmamasından kaynaklanır.

Vahşi hayatta köpekler başarılı bir avdan sonra sadece bir kaç günde bir yemek yiyebilir. Bu da, fırsat verildiğinde, doyuncaya kadar tıka basa yemeye genetik olarak programlandıkları anlamına gelmektedir. Bundan dolayı çoğu köpek önüne konan her şeyi silip süpürdükten sonra daha verildiğinde de reddetmez.

Köpeğin günde ihtiyacı olduğundan %1 fazla beslenmesi bile orta yaşlarda obesiteye enden olabilir.

Çoğu köpek sahibi köpeklerine gereksinimlerinden fazla oranlarda besler.

Yorum Yaz